Burak Güngör

Voleybola nasıl başladın? 

Sporculuk hayatım ufak yaşlarda başladı. (5 yaşındayken) 5-6 seneye yakın judo yaptım. Bir kaç il şampiyonluğunun ardından siyah kuşağı almamla beraber judo kariyeri beni tatmin etmemeye başladı. Kendimi tekrarladığımı düşündüğüm için judoyu bıraktım. 1 sene ara verdikten sonra ilkokulda yapılan turnuvalarda, eski Ziraat Bankası alt yapı antrenörüm beni görüp ertesi gün okula geldi. Ufak bir diyalogdan sonra hafta sonu olan ilk antrenmana katılmamı istedi. Güzel bir ortam ve sürekli kendimi geliştirebileceğimi düşündüm. Bu şansı kaçıramazdım. O hafta sonundan sonra direk lisansım çıktı ve ilk maçıma 2004 yılında çıktım. 

Alt yapıya seçildikten sonra ne düşündün? Nasıl çalıştın?

Antrenmanlarıma çok iyi bir şekilde odaklanarak çalıştım. Çünkü benim asıl amacım kendime bir şeyler katabilmekti. O zamanlarda böyle bir kariyer yalnızca hayaldi benim için. Kendimi geliştirmeyi seviyorum. Küçük, yıldız, genç takım olabildiğince antrenman yapıyordum. Voleybolu gün geçtikçe sevmeye başladım. Zaman ilerledikçe kendime bir şeyler kattığımı öğrendiklerimi yapabildiğimi gördükçe hevesim artıyordu. Tek düşündüğüm dünden daha iyi olabilmekti. 

Merdivenleri adım adım çıktın. A takıma çıkış hikayen nedir?

Yıldız, Genç gruplarında bir çok kez forma giydim. Kazandığım kadar kaybettiklerimde oldu. Genç yaşımın sonlarına doğru içimde hırs duygusu gün geçtikçe artmaya başlamıştı. Beni A takımda oynayabilme heyecanı sarmıştı. Ama bunun için daha çok çalışmak gerektiğinin bilincindeydim. Bu konuda milli takımın desteğini iyi kullandığımı düşünüyorum. TVF adı altında 2. Ligde milli takım kadrosu olarak 2 yıl mücadele ettik. Ayrıca tekrar aynı kadro ile milli takımda ve okul takımında beraber tecrübe kazandık. Milli takım inanılmaz bir vitrin bu sayede antrenörlere ve menajerlere iyi bir irtiba bırakarak A takıma kadar çıkma şansı yakaladım.

Alt yapıdan A takıma oradan da A milli takıma uzanan ender bir hikayen var. Gençlere önerin nelerdir?
Gerçekten ülke bayrağı adına ter dökmek inanılmaz bir duygu ve onur benim için. Gençlere önerilerim şunlar; asla pes etmesinler hayat onlara zorluk çıkartmazsa onları aşmayı öğrenemezler buda kendilerini yukarıya taşıyamamalarına neden olur. Asla kendilerine olan güvenlerini sarsmasınlar. Çalışmaktan, sormaktan ve öğrenmekten asla geri kalmasınlar.

Voleybola ilgiyi arttırma için neler yapılmalı?
Voleybola ilgiyi arttırmayı sosyal medya, gazete ve TV aracılığıyla başta sporu sonra voleybolu sevdirmek olacağına inanıyorum. Sosyal sorumluluk projeleri adı altında yapılan ziyaretler bence biraz daha artmalı ki çocuklar genç yaştan sevmeli, en azından voleybolu sevmese bile voleybolu bilen bir nesil yetişmeli. Malum çağımız teknoloji çağı yapabilecek en kolay yol bunu kullanmak. Bununla beraber voleybolun seviyesi yukarı çıktıkça daha çok sponsor elde ettikçe voleybola duyulan ilginin artacağından şüphe yok.

İleride voleybolu bıraktıktan sonra ne yapmayı düşünüyorsun?
Aslında şu an düşündüğüm şey voleybolu bıraktıktan sonra ne yapacağım değil voleybolu hangi seviyede bırakacağım. Şu anda benim odak noktam kendimi geliştirmek. Ben bunun için çabalıyorum. Daha bunu söylemek için çok erken hayat şartları bunu bir şekilde yönlendireceğine eminim.